24 Ekim 2010 Pazar

bi fincan şekeriniz var mı ? annem pasta yapıyor da...

  Komşular değerli insanlar aslında.Değer bilmeyen insanlar olan bizler için fazlaca değerliler hemde.Küçüklüğümden beri "Bizimkiler" dizisine imrenmişimdir.Mahalle kavramı hep hoş ve sıcak gelmiştir bana, küçük yerde yaşayan insanların birbirini tanıması, koruması ve kollaması çok özendiğim şeylerdir.

 Ama günümüz İstanbul'u için ne zor şeyler bu özendiklerim.Metropollerde acıma duygusuna yer yoktur koçum, demişti sarhoş bi ağbi Beyoğlu dönüşü, ve kendisine gerçekten çok hak vermiştim.Ayrıca bu lafı ona otobüste yer verdiğim için bana söylemesi gerçekten takdire değer bi davranıştı.
 
 Ben yaşıtlarıma nazaran alkol yada uyuşturucu gibi beyni saçmalattıracak şeylerden uzak bi hayat sürmekteyim,bunu belirtmekte yarar var.Genelde kahve ve camel soft ikilisi ile günüme renk katarım diyebilirim.Anlatacağım komşular ise tamamen gerçek, hayal ürünüm değil yani.Onlar bizim komşularımız, bizde onlar için komşu statüsündeyiz; acaba neler düşünüyorlar hakkımızda merak ediyorum doğrusu.

 Neyse, bizim apartman 3 bloktan oluşuyor ve öyle Erenköy'deki evler gibi bahçeli, otoparklı değil.Bizim blokta 4 akraba ailesi var.Bunlardan birinin bizim aile olduğunu kabullenmek istemesemde söylemem gerekir.Alt katta anneannemler oturmakta, onların karşısı dayımlara ait, anneannemlerin alt katı ise dayımın hanımı olan yengemin ağabeyine ait.Zincirleme akraba tamlaması gibi.

  Karşı komşumuz "Nadide Hanım Teyze" komple tamlamadan oluşuyor kendileri.Aşırı derecede cırtlak bi sesi, ve bastıramadığı bi merağı var.Bizim kapı ile onun kapısının aynı anda açılması o kadar fazla olur ki bunun tesadüf olduğuna inanmak için gerçekten salak olmak gerekir.Eğer ki epeydir denk gelememiş isek apartmanda zilimize basmaktanda hiç çekinmez.Ayrıca kapıda beklerken vücudunun tüm yükünü kapı koluna verdiğinden kapıyı hızlı açınca yere düşer.Eğlenceli ama üzücü yani dramatik bi tablo ama o günkü moralime göre açarım genelde kapıyı ben.Yılın belli dönemlerinde perde ve tül takılması için evlerine davet edilirim, "oğlum bi gelsene bize be senin boyunda uzun hem iki dakkada hallediverirsin" şeklinde bi davet.Reçel yapma mevsimi ise üst raflardaki kocaman kavanozları çıkarmak için gereksiz yere uzamış boyumun avantajlarını tekrar kullanmam için yeniden çağrılırım.Bi keresinde vefat etmiş olan kocasına ait anı odasına perde takarken çok garip olmuştum.Oda küf, rutubet, yaşlı, birazda morg kokuyordu.Ürperticiydi Herşeyin üstünde en az iki parmak kalınlığında toz tabakası yatıyordu.Oda benim gibi eski şeyleri atamıyor sanırım.
  
 Üst katımıza yeni bi komşu geldi.Fem abisi olan bi insan kendisi ve bol sayıda genç, ergenlikten beridir içlerindeki afrodizyak etkisi tavana vurmuş elemanlar, komşumuz olan ağabeyin yegane misafirleri.İşin garip yanı gürültü etmiyorlar o konuda seviyorum kendilerini.

 Amaa onların karşısında oturan yeni evli olduklarını bildiğim çift çok esrarengiz gerçekten.Yaşları 30 civarıdır ikisininde; ablamız hoş, balık etli, güleç yüzlü, sarışın ve renkli gözlü olmasına karşın yüz hatlarından ötürü biraz puan kaybetmiş birisi.Ağbimiz ise; erken yaşlarda saçlarının çoğunu dökmüş, üzerinde metal grupları tişörtleri eksik olmayan, zayıf, kısa boylu, agrasif bi yapısı olan, bolca sigara tüketen garip bi tip.Her sabah kadın saat 06.52 de evden çıkar ve bende kapı deliğinden onu izlerim.Parfümü nedir bilmem ama çok güzel bi koku bırakır apartmanımıza.Adamın geliş ve gidiş saatleri hiç belli değildir, kavga sesleri apartmanı inletebilir, yol üzeri ispark ıyla epey kavga eder.Birgün kadının gözü mosmordu sabah ve elinde güneş gözlüğü üzgün bi şekilde indi merdivenleri, bi hafta kadar önce ise adam balkonun demirlerine kafasını vurarak : "bunu nasıl yaptım, hayvanım ben, ahh tanrım, " gibi şeyleri yüksek sesle söylemekte sakınca görmüyordu, gecenin 3'ünde.
 
 Yan bloka biri taşındı geçen sene.Mutfakta apartman boşluğuna açılan pencereden kadının yatak odası açık ve seçik gözüküyor.Ebru Gündeşler eşliğinde deli gibi sarhoş olup şarkı söylerdi başlarda.Sonraları ise kadın eve erkek almaya başladı ve uykusuz geceler.Her seferinde inanılmaz bir tat alıyor ablamız, şaşırtıcı.Resmen inliyor apartman ağbinin darbelerini artçı şoklar olarak hissediyoruz.Orgazmdan sonra bütün apartman onlardan çok rahatlıyoruz.Kadının yatak odası benim odama bitişik.Yani ağbinin her darbesi birazcıkta benim beynime giriyor gecenin bi vakti.Ama kadının vücudu gerçekten iyi durumda, adam doğulu bi tip ama zengin olduğu belli.Meğersem kadın metres imiş (kapıcıdan alınan haberler bunlar) ve adam belli aralıklarda gelip, işini görüp gidiyor.

 Daha yazabilirdim aslında ama sıkıldım ve okuyacak biri olursa muhtemelen oda sonuna gelmeden sıkılır.Susmak iyidir, güzeldir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder